top of page

Atıksız Mutfak - 1



Atıksız ve zehirsiz bir hayatı yaşamaya başlayalı ne yazık ki çok olmadı. 26 yaşındayım ve gözüm sanki bir şeyleri bir kaç senedir görüyor gibiyim. Geçmişi değiştiremem ama geleceğimi her zaman kurtarabilirim. Uzun zamandır hayatta ki en büyük mottom bu oldu. Evet daha önce defalarca her ürünü plastik almış olabilirim, doğayı nasıl kirlettiğini bilmeden sadece kolay diye tek kullanımlık atıklar çıkarmış olabilirim ama önemli olan artık ne kadar bilinçli olduğum ve hayatımı nasıl değiştirmeye çalıştığım. İlk zamanlar yaşam biçimimi değiştirmeye başladığımda bu konular hakkında konuşabileceğim birilerini bulmak oldukça zordu. İnternette türkçe kaynak bulmak ise neredeyse imkansız. Elbette bir kaç kaynak bulabiliyorsunuz ama istediğiniz cevaplara ulaşmak oldukça zor olabiliyor. Bu blogu açma sebeplerimden biri de bu. Sosyal medya da bir çok sıfır atık, geri dönüşüm, vejetaryen ve vegan beslenmeyle alakalı hesaplara ulaşabiliyoruz. Çoğu da oldukça bilgi verici ve başarılı. Ben oldum olası sosyal medya kullanmayı başarabilen biri olmadım. Aktif olarak gönderi paylaşmak, derdimi uzun uzun telefondan yazarak anlatmayı beceremedim. Denediklerimi, merak ettiklerimi, içimdekileri, araştırdıklarımı, sevinçlerimi, korkularımı buradan yazmaya karar verdim. Üzerimde ki toyluğu ne zaman kırabilirim anlatmak istediklerimi tam olarak sizinle paylaşabilirim bilmiyorum ama bu süreçte kendimi geliştirmek adına elimden geleni yapıyorum. Son zamanlarda oldukça çok düşünüyorum. İşimi, evimi, yaşadığım çevreyi çok fazla sorguluyorum. Hayatımdan oldukça memnunum fakat bir yerlerde yanlış yapıyormuşum, bir şeyler eksikmiş gibi hissediyorum. Bu yüzden içimdeki sesi dinleyerek hayallerimi tekrardan inşa ediyorum. Umarım ilerleyen zamanlarda bunları da burada paylaşabilme imkanım olur. Yine konudan sapmaya başlıyorum. Hemen burada yazmamın en önemli sebeplerinden birini de paylaşıp konumuza döneceğim. Sonu olmayan bilgi dünyasına bir katkım olsun ve öylece kaybolup gitsin istiyorum. Belki burada ki konular hakkında bir şeyler ararken öylece karşınıza çıkacak ve ihtiyacınız olduğu her an burada olacak. Biliyorum ki sosyal medyanın etkisiyle artık o kadar da fazla blog okunmuyor ama ben yine de benim gibi kaybolmuşlar için yazmaya devam edeceğim ve öğrendiklerimi her geçen gün sizlerle paylaşacağım. Bugünden itibaren seriler oluşturmaya karar verdim ve ilk serimiz Atıksız Mutfak. Yaşadığımız alanlarda belki de en çok çöpü çıkardığımız alanlar mutfaklar oluyor. Bu sebeple bende deneyimlediğim her atıksız işlemi sizlerle paylaşacağım. Merak etmeyin her seri başlangıcı bu kadar uzun olmayacak. Sadece size biraz içimi dökmek istedim. O zaman başlayalım.



Streç Film


Benim kendimi bildim bileli mutfağımızdan eksik olmayan bir ürün. Sanki streç film olmasa hiçbir şeyi koruyamazmışız gibi düşünürdüm hep. Yemekler arttı mı hop streç film, herhangi bir meyve sebze yarıdan kesilip kaldırılacak mı hop streç film, hamur mu kabartılacak hop streç film ve daha bir çok şey. Her zaman elimizin altında olması büyük bir rahatlıktı. Çünkü başka bir seçenek olabileceğini düşünme zahmetine dahi girmemiştim. Şimdiyse evimin kapısından dahi giremez. Böyle sert konuştuğuma bakmayın. Sadece doğru bulmuyorum o kadar. Alternetif olarak seçenekler öyle sağlıklı öyle zararsız ki nasıl bunları bilemedim diye üzülüyorum.



Cam saklama kapları


Öncelikle saklamı kapları ne kadar yer işgal ediyormuş gibi olsalarda ben uyum içinde sergilemekten memnun oluyorum. Yiyeceklerimi saklama kaplarında saklıyorum. Evimde elbette daha önceden satın aldığım bir çok plastik saklama kapları var. Bunları sıfır atık yaşayacağım evimde asla plastik olamaz diyerek elbette ki atmıyorum çünkü amaç zaten çöp çıkarmamak. Ölene kadar neredeyse pek zarar almadan duracaklarını bildiğim için uzun seneler boyunca benimle olacaklar ama plastiğin ne kadar zararlı olduğunun bilincine vardıktan sonra elbette ki yiyeceklerimi saklamak için kullanamazdım. Bunun yerine evde ki depolama konusunda bana yardımcı oluyorlar. Takılarımı, el havlularımı, gözlüklerimi bir çok şeyi depolama konusunda değerlendiriyorum. İhtiyacım olmayanları ise çevreme dağıtıyor ve yiyeceklerde kullanmamaları konusunda uyarıyorum. Yiyeceklerim ise kesinlikle cam saklama kaplarını kullanıyorum. Tonlarca para verip kavanozlar, saklama kapları almaktansa aldığım bir çok yiyeceğin kavanozlarını değerlendiriyorum. Yemek için kullandığım kapları ise semt pazarlarından oldukça uygun fiyatlara almıştım. Aslında sadece çerezlik ve kase gibi ürünler. Ben ise üzerlerini balmumu bezlerle ya da tabaklarla örtüyorum.



Balmumu Saklama Kumaşı


Hayat kurtacı diyebileceğim bir keşif oldu benim için. Hazırlığı ve kullanımı öyle kolay ki nasıl bunca sene bu bilgiden yoksun yaşamışım diye üzülmeden edemiyorum. Ben ilk hazırlayışımda eski keten çarşaflarımdan parçalar keserek hazırlamıştım. Keten ve ya pamuklu kumaş kullanmanız bu noktada önemli. Polyester kullanmak istemeyiz. Ben hem kaplarımı kaplayabilecek büyüklükte hem sandviçlerimi sarabilecek boyutlarda bir çok boyutta kesmiştim. Sonrasında ise benmari usulü erittiğiniz balmumunu üzerine bir fırça ya da spatula yardımıyla sürüp kurması için çamaşır ipine asıyorsunuz. İşte hazırlığı bu kadar kolay. Kullanım aşamanızda dilediğiniz kadar kullanabilir ve yıkayabilirsiniz. Sadece sıcak suyla yıkamamaya dikkat edin çünkü balmumu eriyebilir. Artık bu saklama kumaşlarını üreten bir kaç marka var, oldukça da başarılılar fakat ben satın almadan pek yana olmadığım için kendim yapmayı tercih ediyorum. Elbette ki siz uğraşmak istemiyor olabilirsiniz o zaman bu markalara bakabilirsiniz.


Hayatınızı, mutfağınızı değiştirmek gördüğünüz gibi o kadar da zor değil. Hem kendimizi hem doğamızı hiç zorlanmadan koruyabiliriz.

Yorumlar


  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • YouTube
  • TikTok
  • White Facebook Icon
  • White Pinterest Icon
  • White Instagram Icon

© 2023 by Design for Life.

Proudly created with Wix.com

Mail listemize katılın

Abone olduğunuz için teşekkür ederiz!

bottom of page